“Sanatla Engel Tanımıyoruz" Etkinliği Düzenlendi
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, engelleri aşmak, farkındalık oluşturmak ve bir arada olmanın gücünü hissetmek adına “Sanatla Engel Tanımıyoruz” etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, Sağlık Bilimleri Fakültesi dekanı Prof. Dr. Şahin Direkel, Emniyet Müdür Yardımcısı Cengiz Gültekin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili Cengiz Başer, Battalgazi Belediyesi Başkan Yardımcısı İsmet Sarıgül, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ekrem Demir, Battalgazi Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Fehmi Kocabey, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Uzman Psikolog Menekşe Baloğlu ve çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Uzman Psikoloğu Menekşe Baloğlu Otizm temalı sunumlarında, "Birçok kişi şunu söyler: ‘Zor zamanlar, insanların en güçlü yanlarını ortaya çıkarır.' Bugün, tam da bu konuya değineceğiz. Travma sonrası büyüme nedir ve bu süreç insanlara nasıl güç verebilir?’ Zor zamanlar hepimizin hayatında yer alır, ancak bazen bu zorlukların bize nasıl güç kattığını fark etmeyebiliriz. Travmanın pozitif tarafını bilen kişi sayısı çok az bunu yaygınlaştırmak çok önemli. Hep iyimser olmak değil tabiki ama optimal iyimserlikten bahsediyorum. Süreçler bireyseldir ve her insan farklı etkilenir ama süreçte sosyal destek manevi destek çok önemlidir.” dedi.
Uzman Psikolog Baloğlu, “Travma sonrası büyüme kavramı her ne kadar yeni olarak görülse de birçok inanç sisteminde dinsel ve edebi metinlerde, acı çekmenin kişisel gelişimdeki rolünden söz eder yani acı çekmenin insanı olumlu yönde değiştirdiğine dair bir takım bilgiler mevcuttur. Örneğin; Antik Yunanda ve Hristiyanlığın ilk yıllarında, ayrıca Hinduizm, Budizm ve İslamiyet’in bazı öğretilerinde, acı çekmenin potansiyel dönüştürücü gücünün bazı öğeleri bulunur. Pek çok felsefi sorgulamanın roman ve şiirin temasının içeriğinde travmatik yaşantı ile birlikte kişilerin yaşamın anlamını sorguladığı görülmüştür. Travmadan ne çıkardığımız çok önemli nasıl güçlü olabilirim nasıl baş edebilirim gibi esnek bir zihne sahip olmamız gerekiyor. Aslında kişilerin psikolojik sağlamlıklarından bahsediyorum. Yani zorlu koşullar içinde başka yolların da olabileceğini düşünebilme becerisinden…” ifadelerine yer verdi.
Uzun bir süre boyunca Otizm tanısı almış çocukların anneleri ile çalışma fırsatı bulduğunu dile getiren Baloğlu, “Yaşadıkları sürecin olumsuz yanlarını ortaya koyan geniş bir literatürün aksine, travma sonrası büyümenin bu gruptaki kadınlar için de mevcut olabileceğini gördüm. Özel bir çocuğa sahip olan aile bireyleri travmatik deneyim yaşayan bireyler ile benzer bilişsel özellikler göstermektedir. Bu durum, tanının beklenmedik oluşu, uzun yıllar devam edecek olması ve sıradan olmayışı ile ilişkilendirilmektedir. Aile bireyleri yüksek düzeyde stres, keder ve bakım yükü ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu deneyimler, kişiler üzerinde olumsuz değişimlere sebep olsa da içerisinde olumlu yönde değişimler de barındırmaktadır. Travma sonrası büyüme kavramıyla açıklanan bu olumlu değişimler, kişinin değer ve inançlarının yeniden sorgulandığı ve bu dünyanın yeniden inşaa edilmesi için çabanın sarf edildiği bir süreçtir.” dedi.
Baloğlu, “Başlangıçta çocuklarının tanısına ilişkin bilgi eksikliği yaşayan kadınlar, çocuklarını diğer insanlara karşı tanıtmakta zorluklar yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Fakat süreç içerisinde kadınlar çocukları hakkında bilgi sahibi oldukça ve kendilerine olan güvenleri arttıkça çocuklarını diğer insanlara karşı daha rahat tanıtabildiklerini ifade etmişlerdir. Bu süreç, bireysel olarak güçlenmelerini ve hayatın zorluklarıyla başa çıkmayı öğrenmelerini sağlarken, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratmak gibi önemli hedeflere de ulaşmalarına olanak tanıyabilir.” ifadelerine yer vererek konuşmalarını sonlandırdı.
Dünya Engelliler Gününün anlam ve önemine yönelik olarak konuşmalarını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Recep Bentli, “Engelliler Günü, yalnızca farkındalık oluşturmak için değil, aynı zamanda daha kapsayıcı bir toplum inşa etmek adına sorumluluklarımızı hatırlamak için bir fırsattır. Üniversitemiz, engelli bireylerin eğitime ve toplumsal hayata eşit şartlarda katılmasını sağlamak için çalışmalar yürütmektedir. Kampüsümüzdeki fiziksel erişilebilirlik, akademik destek ve sosyal katılım imkânlarını artırmak için sürekli çalışıyoruz. Engelli bireylerin bilgiye, teknolojiye ve eğitime erişimini sağlamak, üniversitemizin en temel önceliklerindendir.” ifadelerine yer verdi.
Programa Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü öğrencilerinin sergilediği tiyatro gösterisi ve Battalgazi Özel Eğitim Uygulama Okulu ile Battalgazi Özel Eğitim Anaokulundaki özel öğrencilerin sergiledikleri gösterilerle devam edildi.
“Sanatla Engel Tanımıyoruz” etkinliği görme engelli birey Ünal Dönmez’in anlamlı ve duygu dolu eser dinletisi, Yasin Muarrabe’nin günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmaları, Aras Çiçek’in “Ben Çocuğum” isimli şiir dinletisi, Ömer Faruk Sarıgül’ün “Nereye Koyduysan Ordadır” adlı şarkıyı seslendirmeleri, Battalgazi Özel Eğitim Uygulama Okulu Öğrencilerinin Toplu Ront gösterileri, Miraç Koyun ve Merve Ayaydın’ın zeybek gösterileri, Hatice Tabaş’ın “Bende Varım” isimli şiir dinletisi ve Hamza Başkan’ın “Arkadaşım Eşşek ” isimli şarkı seslendirmesi ile sona erdi.
